Kayıtlar

İnsan Avcısı Canavar Wendigo

Resim
Kanadanın kuzey bölgelerinde yaşayan Anişinaabe yerlileri, ormanın derinliklerinde, mağralarda ve eski harabelerde dolaşan insan etine karşı doyumsuz bir açlık çeken Wendigo adında bir canavara inanırlardı. "İnsanlığı mahveden şeytani ruh" anlamına gelen Wendigo karanlık mağralarda ve ormanın derinliklerinde yaşardı. İnsan etine karşı aç olan bu mitolojik yaratığın asıl amacı aslında insana dönüşmekti. Wendigo ne kadar fazla insan eti yerse insana o kadar benzerdi ancak dönüşümü asla tamamlanamazdı. Wedigonun efsanelerde birden fazla tasviri vardır. Kimi zaman geyik başlı olarak, kimi zaman hayvan ayakları olan bir insansı olarak tasvir edilir




          Wendigo avlayacak insan bulamazlarsa yosun yer. İnsan avlarken inanılmaz derecede hızlanan Wendigo aynı zamanda bir gizlenme ustasıdır. Wendigo'nun kalbinin buzdan olduğu söylenir ve onu öldürmenin tek yoluda ateşle kalbini eritmektir. Bu sebeple Wendigoya silahlar işlemez.

      Wendigolar aslında insan kökenlidir. Bir kiş…

Kan Emici Hortlaklar Vampirler

Resim
Vampir deyince hemen hemen herkesin aklında beliren belli imgeler olur. Kan emme, güneşe duyarlılık, uzun yaşam ve benzer şeyler akla gelir. Peki Avrupa kökenli bir mit olan vampirliğin aslında birçok kültürde benzer özelliklerle ama farklı adlarla bulunduğunuda biliyor muydunuz? Genelde Doğu Avrupa ve Slav topraklarında yaygın olsa da vampirlik, birçok kültürde binlerce yıldır kendine yer bulan bir mit. Gelin bu gün kan emen hortlakların kökenlerinden ve çeşitlerinden bazılarını inceleyelim.


Türk Mitolojisinde Vampir Ubır     Şu an kullandığımız obur kelimesinin orjinidir ve hatta dünyada kullanılan vampir kelimesininde "ubır" kelimesinde türediği düşünülmektedir. Obur, vupar, opkur, hobur olarakta bilinir. 


      Bir çok kültürde olduğu gibi Türk mitolojisinde de vampirlik kötü insanların öldükten sonra hortlamasından kaynaklıdır. Ubırlar da günahkarların ve büyücülerin ruhlarının öldükten sonra huzur bulamayıp, açlık içinde hortlamasıyla oluşurlar. Ubırlar isterlerse uzun s…

İnsanlık için Ateş Çalan Titan Prometheus

Resim
Yunan mitolojisinde, insanların yaratıcısı ve savunucusu olarak geçen Prometheus, baskı ve zorbalığa direnen, zayıfları koruyan ve onlar uğruna fedakarlık yapan bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Bu sıfatlar fazla mı iddialı geldi o halde gelin mitlerde geçen Prometheusa bir göz atalım






      Prometheus'un İnsanları Yaratması        İsminin anlamı "önceden öğrenen" olan Prometheus oldukça zeki, kurnaz ve isminin hakkını verecek şekilde kahindir. Zeus ve Olympos tanrılarının Titanlara karşı verdiği savaşta, kendisi de Titan olmasına rağmen Prometheus kardeşi Epimetheusu da ikna edip savaşa katılmaz. Savaş bitip Titanlar yenildikten sonra Zeus, Prometheus'a canlıları yartma görevi verir ve her canlıya tanrılardan birer özellik vermesini ister. Prometheus bu canlılardan kimine uçabilme yetisi, kimine suda nefes alabilme, kimine sivri pençeler ve yumuşak kürkler verir. Son olarakta göz yaşı ve kili karıştırıp çamur elde eder, bu çamurla ise son canlıyı yaratır. Bu canlıya…

İkinci Dünya Savaşında Kadın Keskin Nişancılar

Resim
1941 yılının 5 Aralık günü, Sovyetler Birliği Moskova önlerine kadar gelmiş olan Alman ordusunu durdurmak için karşı taaruz hareketini başlattı. Bu geniş çaptaki harekete ülke genelinden destek geldi ve tabiki rus kadınlarıda bu harekete sessiz kalmadı. Başlarda kadınlara cephe gerisinde hemşirelik, aşçılık gibi görevler verilse de bazı rus kadınları bu durumu kabul etmedi ve ön saflarda çarpışmak için ısrarcı oldular. Bu kadınlar için Veshnyaki'de keskin nişancı okulu kuruldu. Bu okul 1942-45 yılları arasında toplam 1884 mezun verdi. Bu mezunların bazıları eğitmen olurken bazıları da cepheye gönderildi. Gelin bugün cepheye gönderilip başarı elde etmiş bu kadınların bazılarını inceleyelim.


Tanya Barzamina

Rus ordusuna katılmadan önce anaokulu öğretmenliği yapıyordu. Belaristan cephesinde savaştı ve gizli görev yaptı. Toplamda 36 kişiyi öldürdü ve düşmana esir düşüp işkence gördü. 1945 yılında Rusya' da kahraman ilan edildi.
Tania Chernova
        Tania'nın dedesi Rusyadan çıkı…

Dokuz Kuyruklu Tilki

Resim
Uzak doğu kültürlerinde tilkiler birbirlerinden çok farklı şekillerde de olsa yer bulmuşlardır. Çin, Japon ve Kore mitlerinde tilkiler bazen iyi bazen kötü tasvir edilse dahi ilginç bir şekilde sihirli yaratıklar olmuşlardır. Tuhaf olan başka bir noktaysa kuyruk sayılarıdır. Gelin bu gün iki farklı milletin; Çinlilerin ve Japonların mitolojik canlısı tilkilere bir göz atalım


Dokuz Kuyruklu Tilki KumihoKumiho Kore efsanelerinde geçen kötü kalpli, sihirli güçleri olan bir tilkidir. Kötülüğü sebebiyle bir tabloya hapsedilen Kumiho, tablodaki tilkiye dokuz kuyruk çizildiği zaman serbest kalır. Kumiho üstün şekil değistirme güçlerine sahiptir ancak yalnızca 100 insan karaciğeri yerse insana dönüşebilir. İnsan karacigeri yemekle insanların yaşam enerjilerinide yemiş olur. Kumiho insana dönüşünce herzaman kadın olur ve inanılmaz güzellikte bir kadın olarak tasvir edilir. Bin günün sonunda Kumiho yeniden tilkiye dönüşür ve yeni avlar aramaya başlar. Kumiho efsanesi Korede oldukça yaygın ve bi…

Yılan Kadın Şahmeran

Resim
Yılanların Şahı
Şahmeran Fars kökenli bir efsane olmasına rağmen Türk ve Anadolu kültüründe de kendine yer bulmuştur. Fars mitlerinde belden aşağısı yılan, belden yukarısı insan olan, maran isminde canlılardan bahsedilir. Bu canlılar iyi huylu olup insanların dertlerine deva olmaya çalışırlar. İşte Şahmeran da bu canlıların kraliçesidir. Şahmeran'ın birden fazla söylencesi olsa da hepsinde dişi olarak anlatılmıştır. Her anlatının sonunda Şahmeran ölür. Mitlerde tüm yılanların Şahmerandan türediği söylenir ve Şahmeran yerin altında kendi krallığında halkıyla yaşar. Gelin hep beraber bu söylencelerden birine göz atalım.
"Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta yaşayan yılanlar vardı. Meran adı verilen bu yılanlar, gerçekten akıllı ve şefkatli idi. Onlar barış içinde yaşarlardı. Meranların kraliçesine Şahmeran denirdi. O genç ve güzel bir kadındı. Efsaneye göre, Şahmeran'ı gören ilk insan Cemşab oldu. O, geçimi için odun satan fakir bir ailenin oğluydu. Bir gün C…

Tıp ve Eczacılığın Sembolü Yılan

Resim
Günümüzde dünyanın farklı yerlerindeki sağlık kurumlarının amblemlerinde kullanılan yılan motifleri hiç dikkatinizi çekti mi? Zehirli olarak bilinmesine rağmen yılan, sizce neden sağlık sembolü olarak kullanılıyor? Hadi gelin hep beraber buna bir göz atalım.







          Dünyanın çoğu yerinde tıp sembolü olan genellikle bir ağaca sarılı yılanın kullanımı antik yunan tanrısı Asklepiosa dayansa da bu sembolün hikayesi çok daha eskilere, antik Sümer medeniyetine dayanmaktadır. Sümer tanrılarından birinin adı "Yaşam Ağacının Hakimi" manasına gelen Ningişzida'dır. Bu tanrının sembolü olan ağaca sarılmış haldeki biri erkek biri dişi iki yılandır. Sopanın yaşam ağacını yani yaşamı; yılanın ise gençliği temsil ettiği bu motif, binlerce yıl boyunca çeşitli ülkelerde sopa-yılan, ya da birbirine sarılmış iki yılan halinde koruyucu ve şifa veren bir sembol olarak kabartmalarda, resimlerde ve Asklepios kültünden bu yana da hekimliğin sembolü olmuştur.  

           Eski Mısırda ise tıbbın …